English
 


Menü

Ana Sayfa
Ürünler
Anket
Arşiv
Dosyalar
Linkler
Sıkça Sorulan Sorular
Üye Ol
En İyiler

Haberler

Tüm Haberler
BDC Haberleri
Bayilik / Franchise
BDC Basında
Tasarımcılar, Tasarımlar
Proje
Yarışmalar

BUDUN Design Company

BDC Hakkında
Toptan Satış
BDC İş Başvurusu
Mağazalarımız
BDC İletişim




Temmuz 2004'den beri 5537537 sayfa izlenimi aldik.
26 aktif ziyaretçi.

Ürünler

Küçük Mobilyalar
Saatler
Lambalar
Mum - Mumluklar
Çerçeveler
Kıskaçlar
Yaşam Aksesuarları
Masa ve Ofis Aksesuarları
Çantalar ve Cüzdanlar
Ajandalar ve Defterler
Mutfak Aksesuarları
Banyo Aksesuarları
Kişisel Aksesuarlar
Raflar
Anahtarlıklar ve Çakmaklar
Küllükler
Oyuncaklar ve Ivır-Zıvır

 


Ana Sayfa Sipariş Hattı Mağazalarımız Proje Toptan Satış İletişim

 

Marian Salzman

Tesadüfen yanyana oturduğum, Dünyanın en önemli 5 trend analizcisinden biri olarak kabul edilen Marian Salzman, önümüzdeki dönemde dünyaya hakim olacak trendleri Perakende Günleri 06’da açıkladı...


YERELLEŞMEK HAYIR İŞİ GİBİ: Salzman, dünyanın artık müthiş bir şekilde birbirine benzeştiğini söylemekle birlikte, perakendecilere farklılıkları değerlendirmelerini önerdi. "ABD’de yaşayan Müslümanlar Norveç’in nüfusuna denk geliyor ve kimse onlar için bir şey yapmıyor" diyen Salzman, bugün moda olanın küreselleşmeden çok yerelleşmek olduğunu vurguladı. En lüks olanın, nadide olan yerel şeyler olduğunu dile getiren Salzman, yerelleşmeyi "hayır kurumlarına bağış yapmaya" benzetirken, yaygınlaşan ulusalcılığa da değindi.

BANA KRALİÇE GİBİ DAVRAN: Yeni trendlerden birini de "seçenek paradoksu" olarak adlandıran Salzman, "Dondurma almaya bile gitseniz, 160 seçenek var" dedi. Bu seçenek bolluğunda, müşterinin de "çok şey istediğini" söyleyen Salzman, şu tespitlerde bulundu: "Tüketici artık kral ve kraliçe gibi muamele görmek istiyor. İngiltere’de tişörtler var, ’kraliçeye nasıl davranıyorsan, bana da öyle davran’ yazıyor üzerinde. Bir başka trend de ’kişisel kontrol manyakları’, dünya kontrolden çıktı sanıyorlar. Hem bana İngiltere Kraliçesi gibi davranılmasını istiyoruz, hem de çok para harcamak istemiyoruz, pazarlık yapıyoruz."

HEPİMİZ MARKA FAHİŞESİYİZ: Eskiden markaların "sadakat" duygusuyla gündeme geldiğini bugün ise bu konuda "çok eşlilik" yaşandığına dikkat çeken Salzman, "marka fahişeleri" kavramını da anlattı. "Hepimiz marka fahişeleri haline geldik" diyen Salzman, "Bir haftada 75 eşim olabilir ama her seferinde ayrı bir zevk alırım" dedi. Marka fahişelerinin daha az paraya, daha çok şey almak istediğini aktaran Salzman, "Müşterinize tekrar bekleriz dediğinizde, ona yeni bir ürün sunmanız, onu daha farklı ağırlamanız, sizi tercih etmesi için ne yapmanız gerektiğini düşünmelisiniz. Yoksa marka fahişeleri size sadık kalmaz" diye konuştu.

Reklam tabelası gibiyiz, karşı reklam yapabiliriz

ZAMAN maliyeti, dağıtım kanallarının iyi kullanılması gibi trendlere de dikkat çeken Marian Salzman, tüketicinin beklentilerini anlatırken, herkesin bir reklam tabelasi gibi olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Hepimiz kendi hayatımızı yaşamak istiyoruz, ’evrenin merkezi biziz’ diyoruz. Alacağımız hizmet 40 saniye gecikse, veryansın ediyoruz. Ben de uçağımda bir sorun olsa, henüz kalkmadan havayolu şirketine blackbery’den mesajımı gönderiyorum. İndiğimde oradan bir yanıt gelmemişse bir daha o şirketle uçmuyorum. Artık insanlar reklam tabelaları gibi dolaşıyor, karşı reklam da yapabiliriz."

Estetik seks ve ’gastroporn’

CİNSELLİĞİN hálá önemli olmasına ve dikkat çekici olmasına karşın, çok dikkatli kullanılmasını öneren Marian Salzman, "Cinsel görsellik her yerde olabiliyor. Ama abartmak tepki alıyor. Muhafazakarlığa, eski değerlere bir dönüş var. Cinsellik olacak ama estetik de olacak" diye konuştu. Bu arada fast-food’un yerini yavaş yemek yemenin aldığını da belirten Salzman, yeni eğilimlerden birinin de arzu yaratan ’gastroporn’ (yiyecek pornografisi) olduğunu belirtti.

Hasip Özbudun

2/12/2006 (452)




 

 
 
©2004 Budun Design Company | Tüm hakları saklıdır.